8 Şubat 2020 Cumartesi

Muhammed Alinin arabulucuğu


Muhammed Ali’nin, 1981 yılına kadar dünyanın hemen her yerinde popüler bir kişiliği vardı. Siyahi olması, Müslüman olması, her dinden insana eşit yardım etmesi gibi pek çok özelliği barındırması suretiyle sevenleri de sayılamayacak kadar fazlaydı. 
Herkes ona bakarken onu sevmesi için bir neden bulabiliyordu. 1981 yılında boksu bıraktığını açıklayınca yavaş yavaş gündemdeki yoğunluğu azalmaya başladı. 1984 yılında yakalandığı parkinson hastalığı ona güçsüz bir imaj verse de 1990'lı yılların başında cesaretinden hiçbir şey kaybetmediğini gösterdi. Kuveyt’in işgalinde başarısız olan Saddam Hüseyin, ülkesindeki 700’ü Amerikalı, 2000 yabancı uyruklu kişiyi tutuklamıştı. 
ABD’nin bütün ihtarlarına rağmen Saddam Hüseyin tutukluları serbest bırakmamıştı. 
Süper güç Amerika’nın yapamadığını yapmak Muhammed Ali’ye düşmüştü. O, hala güçlü, hala cesaretli olduğunu ispatlarcasına evinden yaklaşık 11.000 km uzağa ,Bağdat’a gitmişti. Irak’da birçok tesis ve üst düzey yönetici ile görüşen Muhammed Ali’nin amacı Saddam Hüseyin ile görüşmekti. Bu talebine olumlu cevap alınca Irak liderinin sarayında görüşmeye katıldı. Saddam Hüseyin tarafından dostane karşılanan Ali, Saddam Hüseyin ile 50 dakikalık bir görüşme yaptı. ABD’nin bütün ihtarlarına rağmen rehineleri serbest bırakmayan Saddam Hüseyin “Senin hiçbir sözünü ikiletmem” diyerek serbest bıraktığı 15 rehineyi Muhammed Ali ile ABD’ye gönderdi. 
Bu fotoğraf, o toplantının sonunda çekildi. Saygı ve sevginin pek çok sorunu halledebileceğini gösteren bir hikayeye ait olan bu fotoğrafta güçlü ama ayrı dünyalara sahip iki insanın birbirlerine hayran bakışları hemen anlaşılıyor. Bir süper gücün tehditlerine rağmen yaptıramadığı bir işi bir insan kendisine gösterilen saygı üzerinden yaptırabiliyor.. 
Asrın en büyük sporcusu olan Ali daha sonra gidişini şu şekilde ifade ediyor: "Ben Irak'a şampiyon bir boksör olarak değil Müslüman olarak gittim".

Dünya Türkleri Nasıl biliyor?

  Tarihe şöyle bir dönüp baktığımızda bir çok önemli kişinin Türkler için övgü dolu sözler sarf ettiğini görüyoruz. söylenen o övgü dolu söz...