28 Şubat 2023 Salı

28 şubat

Laikçilik ve atatürkçülük adına Türkiyenin üzerine karabasan gibi çöküp, demokrasiyi felç eden, bir dönemin astığı astık, kestiği kestik her seyin üstünde bir ordumuz vardı bunlar Nato kuklası subaylardı. 

Keza adalet terazisi şaşmış birde yargı organları.. 

Milyonların hakkını gasp ederek hukuksuzca nice insanların istikbaliyle, itibarıyla oynayıp zulmedip hayatlarını kararttılar..

Bu toprağa ait bayrağını seven İnançlı insanların yaşamlarını belirleme yetkisine sahip, birer laiklik terbiyecisi gibi davranıp, islam yurdunda yeni bir dünya yaratma, yeni bir inanç işgüzarlığına koyulmuşlardı.. 

Çoğunluğu kriptolardan oluşan dış bağlantılı bu kaymak tabaka kesimin, yaptıkları her zulmü bir proje dahilinde planlı olarak yaptıkları iyi biliniyordu. Feto dahil ve onun gibi nice yahudi ve batı uşaklığı yapan, milletin verdiği

üniformanın gücüyle yine bu millete resmen derebeyliği yaptılar... 

Yerine göre kimini tehditle, kimini ikna ile; kimiside gönüllü olarak yer almışlardı bu zorba şebekenin yanında..

Örneğin hukuk baroları, yargı mensupları, satılmış milletvekilleri ve parti liderleri.. Hatta birde bizden bildiğimiz cumhurbaşkanı vardı.

Ticaret, sanayi ve esnaf odaları..

Masonik localar, STK adı altında faaliyet gösteren atatürkçü şucu bucular.. 

Kimisi gazeteci yazar çizer, kimisi akedemisyen ve emniyet mensupları.. 

Din adına ekranlara çıkarılan hokkabazlar, bir günde mantar gibi ortaya çıkan sahte tarikatlar.. 

Saymakla bitmeyen bir sürü tuzu kuru cibilliyetsizler vardı bu zulüm çemberinin içinde. 

Bu büyük tezgahı kuranların asıl gayeleri mütedeyyin kesimin oylarıyla başbakan olan mütedeyyin lider Erbakan hocaya tahammülsüzlükleriydi Onlara göre "gericiler, yobazlar" iktidar oldu, Türkiye elden gitti aman kaptırmayalım düşüncesiyle ellerinden gelen her çirkefliği yapıyorlardı. 

Sürekli bahaneler uydurup, yapılan etkinliklerle, anıt kabre koşuyor, tv kameralarına dönük parmak sallayarak 10. Yıl marşları okuyorlardı, başta yargı mensupları olmak üzere, devlet memurlarına, ve stk'lara brifingler veriyorlardı. Bir daha islami yönetimlerin gelmemesi için bin yıllık laiklik hedeflerini her fırsatta zihinlere kazıyorlardı. 

Bir taraftan iktidara göz dağı vermek için, tank yürütüp darbe provası yapıyorlardı.  

Nitekim devleti yönetmekte hiç bir kusuru olmayan o güne kadar son zamanların en iyi yöneten Başbakan Erbakan hocaya, bir şekilde, iktidardan el çektirildi..

Hikâye böyle iken bugünki yargılama çok komik bu millete zulmü yapan zorbaların hiç birinin adı dahi geçmiyor yargılanacak isimler arasında, adeta unutulmuşlar.

Şimdi o sermaye çevreleri, küfrederek haber yapan basın mensupları, küfrederek suçlu ilan eden baş savcılar, hakimler vs vs, yok. 28 şubat'la ilgili rol alan herkes bu komik yargı garabetini ve sonuçlarını evlerinden keyifle izlediklerini görür gibiyim.


Henüz yeni çıkan bu kötü sonuçtan, bir masum öğrencinin saçının telini dahi karşılamadığı anlaşılıyor bu karardan. 

Bundan sonra yargılansalar bir işe yararmı bilmem ama, galiba ettikleri yanlarına kar kaldı (!)

Böyle müebbete can kurban.

Yaşasın adalet...!!!

Şefik Karakelle

Dünya Türkleri Nasıl biliyor?

  Tarihe şöyle bir dönüp baktığımızda bir çok önemli kişinin Türkler için övgü dolu sözler sarf ettiğini görüyoruz. söylenen o övgü dolu söz...