24 Mayıs 2020 Pazar

Özal ve bir sancağın hikâyesi



Ölümünden 2 ay önce'idi,
1993 yılında Yugoslavya ziyaretinde geçen hüzünlü bir sahne yaşanmıştı ve koca cumhur başkanı ağlıyordu..

LİME LİME OLMUŞ OSMANLI SANCAĞINI YÜZÜNE GÖZÜNE SÜRÜP AĞLARKEN, BİR ÇOK
KİŞİ'DE ONUNLA BERABER AĞLAMAYA BAŞLADI…

Özal, Tekke Şeyhi'ne bu tekkeyi 450 yıl önce buraya getiren şeyhin kabrini sordu. O arada Cumhurbaşkanı yaveri kurmay albay (manidar bir tavırla) saatine bakarak; “Sayın Cumhurbaşkanım dışarıda bekleyenler var, program çok sarktı”dedi.

Özal; “Sarkarsa sarksın canım, benden başka gezecek Cumhurbaşkanı mı var?” diye anlamlı bir cevap verdi.

Tekkeyi kuran şeyhin kabrine yürüdüler.

Fotoğrafta görülen şeyhin kabrine girdik. Dualarımızı okuduk.

Sonra Özal Şeyhe: "Burada Osmanlı Sancağı olması lazım, o sancak nerede?”diye sordu. Şeyh; yan tarafta çürümüş bir dolaptan, diktatör Tito zamanında dolaba kilitlenmiş lime lime bir Osmanlı Sancağı çıkardı ve o an çok duygusal bir ortam yaşandı..

Özal ağlıyordu.
Benim de gözlerimden de yaş akıyor, Özal’a bakamıyordum.

Tozlu ve resimde görüldüğü gibi lime lime olmuş bir Osmanlı sancağı Özal’ın elindeydi, gözlüklerini çıkardığını gördüm ve dayanamadım dışarı çıktım. (Sancağı) Yüzüne gözüne sürmüş.
Bilgili ve ihlaslı olmak bambaşka bir manevi haz veriyor insana.

Ben de ilk defa bir Osmanlı sancağı gördüm.

1993-Balkan Gezisi / Oğuz Ay

Oğuz Ay o tekkenin kime ait olduğunu da yazması gerekirdi. Onun bir eksiklik olduğunu düşünüyorum

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Dünya Türkleri Nasıl biliyor?

  Tarihe şöyle bir dönüp baktığımızda bir çok önemli kişinin Türkler için övgü dolu sözler sarf ettiğini görüyoruz. söylenen o övgü dolu söz...